sayın gelişim tv öncelikle sizlere cok teşekkür ederim yapmış olduğunuz calışmalardan dolayı.bu pazar yani 26.07.2009 da bursa uludağ kirazlı yaylada yapılacak olan tulumla horon ziyafatine bütün yöre halkımıza ve sizleri davet ediyorm saygılarımla
Osman 18 Temmuz 2009 17:28 | İstanbul
televizyon güzel ama uydudan yayın yapsanız daha güzel olur.
muammer 14 Temmuz 2009 22:35 | trabzon
selam radyo gelişim sizi dinlemekten zevk alırıyorum sayın yöneticim sizden bir isteğim var sunum yaparken arkadan caldığınız müziği nasıl teymin edebilirim şimdiden teşekkürler
nazlimu 12 Temmuz 2009 23:44 | trabzon
slm ben trabzondan nazlimu çok begenıyorum gelışımm radyoyouu ya hergünn dınlıyorumm yaa başarılar dılerımm yaa süpersınızz
turhan yılmaz 05 Temmuz 2009 21:01 | kastamonu
Kastamonu isminin nereden geldiğine gelince tarihciler Gas Türklerinin bu bölgede yaşadıklarını ve kastamonu isminin de Gas Türklerinden ge ldiğini isbata çalışmaktadırla. Tarihciler bu şekilde kafa yorarken Kastamonulu efanevi olarak Kastamonu isminin nereden geldiğini çoktan bulmuştur. Tuhan YILMAZ ın üslubuyla okuyalım... KASTAMONU EFSANESİ Her parçasından bir yeşil can,bir yeşil kan ve mavi kan fışkıran, iç dünyamızı tükenmez bir güzellik zevkiyele dolduran, tabiat harikası bu yerin göğsünün üstünde şeref madalyası gibi taşıdıgı görkemli kalesi Türkler tarafından feth edilmek istenir. Yakışıklı Türk kumandanı jölesi olmadıgı için limonlu su ile saçlarını ısladı, kömüş boynuzundan yapılmış sık dişli tarağı ile saçlarına şekil verdi, yine o zamanlarda Opel,Mersedes, Ford vs. gibi araçlar yoktu, hiç vakit geçirmeden alel acele Orta Asya ırkı olan küçük boylu çok kıllı atına bindi mikrofonsuz gür bir sesle hedef Bizans Tekfurunun elindeki güçlü ve güzel kale diye bagırdı. Türk askerleride atlarına bindi, cep telefonları olmadıgı için bazıları beyaz posta güvercinlerini küçük kafeslerle yanlarına aldılar. Bizansın elinde bulunan kalenin önüne geldiklerinde asker yorulmuş ve acıkmıştı. Türk kumandanı hemen kazanları kurdurdu bacak kalınlığındaki odunlar kazanların altına atıldı ve ateşlendi. Siyez bulguruna ısırgan otu, ebe gömeci, asma yapragı, maydonoz kattırdı, yanlarındaki tulumlarda taşıdıkları ekşimiş yogurdu da bu karışımın içine kattırarak her derde deva ilaç gibi olan meşhur ekşili pilavını pişittirdi. Şimdiki şişe sularının kalitesini gölgede bırakan Karaçomak Deresinin suyundanda kana kana içtiler. İçmesini içtilerde gün geçti kaleyi içemediler yani alamadılar. Ekşili bulgur pilavını günlerce yiyen asker ibi etindende bıkmıştı.Ayrıca kale önüne tıg gibi gelen asker göbek baglamaya başlamış kilonun verdiği tembellik askeri savaştan vaz geçirmişti. Bu göbekle kalkacaksın kılınç sallayacaksın, kelle alacaksın ohooo çok yorucu iş... Asker bu düşüncesini yakışıklı kumandanlarına çar çabuk iletti, kumandan limon sulu tozlanmış saçlarına parmaklarını öyle bir geçirdiki saçlarının bir kısmı parmaklarına yapışıp kökünden çıkmak zorunda kaldı. Kumandan askerleri haklı buldu, sökün çadırları dönüyoruz emrinin verdi. Türk sanat müziği arajman ve arabeks bilmeyen asker ilahiler söyliyerek çadırları sökmeye başladı. Aman Allahım bu sırada rüzgardan hızlı, aydan güzel 80 yaşlarında bir hanım koşarak kumandanın çadırına girmezmi? çadıra giren kart güzeli yarım yamalak Türkçede biliyordu. Oysa babası bir türk akıncı beyi imiş . Bu kart güzel kumandana bir anahtar uzatarakbunu sana Moni gönderdi der. Şaşıran kumandan Denizli horozu gibi göğsünü kabartarakMONİ kim diye sorar. Kart (tavuk) güzel MONİ kale kumandanı Tekfurun kızı der. Ve sözlerine devam eder Monisizi burçlardan görmüş bu parlak toz yıgını saçlarınıza ve çam yarması gibi olan vücut yapınıza hayran olmuş bu hayranlıkta aşkı dogurmuştur vatana millete hayırlı olsaun kaleyi almadan gitmesin der. Türk kumandanı kabarık duran gögsünü yavaşca söndürdü ve aşk ateşiyle öyle bir bagırdı ve hücüm emri verdiki kale duvarına tırmanan sümüklü böcekler bile girecek delik bulamayıp kabuklarına çekildi. Kızının ihanetini ögrenen acımasız Tekfur Moni ve kırk cariyesini gözünü bile kırpmadan kale burçlarından aşagıya postalayıverdi cıyak cıyakbagıran kızlar tek tek can verdiler. Tekfuru yakalayan Türk Kumandanı Tekfuru kızların atıldıgı burca götürür KASTIN NEYDİ MONİYE diye bagırarak tekfuru aşagıya atar. Malesef paraşütü olmayan Tekfur paramparça olur. Kastın neydi Moniye sözcüğünden Kastamonu isminin geldiği halk arasında anlatılmaya halen daha devam etmektedir. (AH ŞU KADINLAR) YAZAN TURHAN YILMAZ Turhan Yılmaz Turhan Yılmaz adına kayıtlı